Değerli Meslektaşlarım,
Elektrik Mühendisleri Odası’nın geçmiş dönemlerde görev almış dokuz Yönetim Kurulu Başkanı tarafından kaleme alınan Bildiri, benim de aralarında bulunduğum bazı eski Başkanlar tarafından imzalanmamıştır.
Yayınlanan Bildiride de değinildiği gibi ülkemiz büyük bir ekonomik krizin yanı sıra demokratik hak ve özgürlüklerin pervasızca gasp edildiği günlerden geçmektedir ve toplum derin bir yarılmanın içerisindedir. Ekonomik kriz bir türlü kontrol altına alınamamakta, enflasyon emekçilerin belini bükmekte, muhalefete karşı yürürlüğe koyulan düşman hukuku ortamında demokrasi mekanizmaları işlemez hale gelmekte ve halkın iradesi siyasallaşmış yargı eliyle gasp edilmektedir. Toplumun içinde bulunduğu bu durumdan örgütümüz de payına düşeni almakta, meslektaşlarımızı derinden etkilemekte; ekonomik kriz özellikle genç mühendislerimizin işsizlik ve düşük ücret sorunlarını arttırmakta, bunun beraberinde temel hak ve özgürlük ihlalleri ile oluşan anti demokratik ülke ortamı geleceğe umutla bakmayı zorlaştırmaktadır. Bunlar EMO’nun tüm devrimci-demokrat kamuoyunun büyük ölçüde kabul ettiği tespitlerdir ve Bildiride de yer verilmiştir, sorun buradan sonra başlamaktadır.
İçinde bulunduğumuz yönetim kurulu döneminde uygulanan yönetmeliklere aykırı davranışlar ile örgütümüzdeki ve TMMOB’deki sağcılaşmaya karşı hiçbir ses çıkarılmaması bu Bildirinin en sorunlu yanıdır ve bu sessizlik örgütte derin bir yarılmaya yol açmaktadır. EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu’ndan, Başkan ve Sayman ile birlikte 3 üye istifa etmiş ve ardından çağrı yapılan 5 Yedek Üye de görevi kabul etmemiştir. Bunun sonucu olarak Yönetim Kurulunda görev yapabilecek toplam 6 üye kalmış ki bu sayı Yönetim Kurulu’nu oluşturmaya yetmemektedir.
EMO Ana Yönetmeliği 85. Maddesi açıkça, Olağanüstü Genel Kurul yapılması gerektiğini hükmetmektedir:
“Madde 85 – Şube Yönetim Kurulu üyelerinin hepsinin birden çekilmesi, ayrılan üyelerin yerine geçecek yedek kalmaması ya da Şube Yönetim Kurulunun herhangi bir nedenle yapılması gereken Olağanüstü Genel Kurulu yapmaması hallerinde, toplantı Oda Yönetim Kurulunca yapılır.”
Ancak yönetmelikleri istediği gibi yorumlama alışkanlığı olan Oda Yönetim Kurulu’nun, mevcut EMO Yönetim Kurulu Başkanının da imzası ile yayımlanan eski başkanlar Bildirisinde ülke için istenen; demokrasi, hak, hukuk ve adaleti, kendi yönettiği alanda pek umursamadığı görülmektedir. Zira aradan geçen aylara rağmen EMO İstanbul Şubesi Olağanüstü Genel Kurul’a götürülmediği gibi 6 kişi ile yönetmeliklerimize aykırı şekilde oluşturulan şube “Yönetim Kurulu” faaliyetlerine devam etmektedir. Kendi temel hukukuna uymayan, yönetmelik maddelerinin etrafından dolanıp keyfi şekilde yorumlayarak çiğneyenlerin, ülkedeki hukukun bağımsızlığının ihlaline ses çıkarmaları abesle iştigal etmektir.
Aslında bizler, EMO Eski Başkanları Bildirilerine geçmiş dönemlerden de aşinayız. 2018 yılında başta İstanbul Şube olmak üzere birçok şubemizde, EMO’nun “A Tipi Muayene Kuruluşu yapılması ve PBK’nın uygulanmasına” karşı olan üyelerimiz Oda’nın Olağanüstü Genel Kurul’a götürülmesi talebiyle imza toplamıştı. Yeterli imza sayısına ulaşılmış ancak bu talep Oda Yönetim Kurulu ve TMMOB’da yürütülen süreçler sonucunda maalesef kabul edilmeyerek yönetmeliklere aykırı işlemler gerçekleştirilmişti. İmza toplayanlar tarafından hukuki süreç başlatılmış, İdari Mahkemeler lehte karar vermiş ancak yaşatılan gecikme sonucu olağan seçim dönemi geldiği için uygulanabilirliğini yitirmişti.
İşte o dönemde yaşanan süreç içinde de, bir Eski Başkanlar Bildirisi yayınlanmıştı ve o bildiride hak arayanların birliği bozduğu, yönetmelikleri işletme talebinin Demokratların Birliğine zarar verdiği iddia edilmiş ve aksi olarak yönetmelikleri uygulamayarak bu duruma gelinmesine yol açanlar çok meşru görülmüştür.
İşte arkadaşların demokrasiden anladıkları bu kadar…
22.05.2025 tarihinde eski bir Oda Başkanı’nın gerek İstanbul Şube’de gerekse Ankara Şube’de yaşanan süreçlerle ilgili yayımlamış olduğu Yazı taraflı olup EMO Yönetim Kurulu’nun gerçekleştirdiği tüm hukuk dışı uygulamaları ve haksızlıkları aklamak istemekteydi. Yazıda iddia edildiğinin aksine işten çıkarılan personelin çıkarılma gerekçesinin olağan yönetmeliklerin işletilmesi olmadığı da bilinmektedir. Düne kadar birlikte olan Mühendis Meclisi (MM) ile DDM, aralarındaki protokolün Mühendis Meclisi’nce tek taraflı feshinden sonra, MM grubundan çalışanın işten çıkarılması tamamen grupçu bir tavırdır. Eski bir Oda Başkanı’nın da Oda Yönetim Kurulu’nun izlediği bu antidemokratik uygulamayı meşrulaştırma ve savunma tavrı yanlıştır.
Tüm grupların karşılıklı yazdıkları yazılardaki ağır dili de doğru bulmadığımı belirtmek isterim. Ancak bugünlerde yayınlanmış olan Eski Başkanlar Bildirisinde kullanılan dil; saygısız, kaba, alaycı, çirkin olduğu ve eski başkanlara yakışacak sağduyuyu taşımadığı ve uzlaşı sağlama fırsatını yerle bir ettiği için çok daha fazla sorunludur. Bildiri, Odamız böylesine ciddi sorunlar yaşarken bunlara dair bir görüş belirtme ya da eski başkanlara yakışacak şekilde bir uzlaşı ortamı oluşturabilecek bir girişimde bulunmak yerine, Ankara Şube içindeki sorunlarda taraf olmaktadır.
Neredeyse 30 yıla yakın Yönetimlerde görev yapan eski başkanların örgütteki sağcılaşmaya, Oda Yönetim Kurulu’nun yönetmeliklere uymayan uygulamalarına tavır almak yerine grupların karşılıklı yazışmalarındaki üslupla uğraşmaları Oda’nın demokratik geleneklerine de birikimlerine de uymamaktadır. Eski Başkanlarca yazılan böyle bir Bildirinin konuya daha geniş bir perspektiften bakması, taraflara eşit mesafede, kapsayıcı, sağduyulu bir yaklaşıma sahip olması ve bir taraftan yana olmak yerine uzlaştırıcı, yapıcı, sorunlara çözüm öneren bir dille kaleme alınması gerekirdi.
Örgütümüzdeki devrimci demokratların birlikte ve omuz omuza mücadele edebilme koşullarının demokratik teamüllerimiz çerçevesinde korunduğu, özgür, eşit ve demokratik bir Oda için YAŞASIN EMO ÖRGÜTLÜLÜĞÜ
Gazi İPEK
EMO 46. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı