EMO Örgütüne ve Sayın Demokrat Kamuoyuna,
Ekonomik krizlerin süreklilik kazandığı, demokrasi ve hukuk mekanizmalarının işlemez hale geldiği, toplumsal yaşamın kutuplaştırıldığı; emeğin, bilimin ve kamusal sorumluluğun yok sayıldığı bir dönemden geçiyoruz. İktidar, halkın iradesine karşı komplolar, tuzaklar kurmakta her türlü baskıyı ve bir aparata dönüştürdüğü yargıyı da kullanarak her türlü muhalefeti susturma saldırılarını bir darbe boyutuna vardırmaktadır. İktidarın hiçbir hukuka uymayan zorbalıklarıyla meşruiyetini yitirme noktasına savrulması karşısında yurdun her yanından direnişler, mitingler, boykotlarla halkın barışçıl meşru direnme hakkının kullanılması yaygınlaşmıştır. Bu yaşananlar halkımızı, meslektaşlarımızı, üyelerimizi ve örgütümüz olan EMO’yu da derinden etkilemektedir. Kendi meslek ve meslektaş sorunlarımızın ülkemizin ve halkımızın ortak geleceği ve çıkarlarından ayrılmayacağını yıllardır savunan bizler biliyoruz ki hep beraber ortak bir mücadele yürütmezsek sorunlar daha da büyüyecek, ortak bir geleceğimiz olmayacağı gibi hak ettiğimiz eşit, özgür, adil bir ülkeye de kavuşamayacağız. Bu durumun hepimize omuz omuza dayanışma içinde ortak bir mücadeleyi gerçekleştirerek birlikteliğimizi ve örgütümüzü güçlendirmemiz sorumluluğu yüklediğinin farkındayız. “Kurtuluş yok tek başına / Ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganıyla kenetlenen toplumsal muhalefetin başarıya erişmesine bu sorumluluğumuzu yerine getirdiğimiz ölçüde katkı koyabileceğimiz aşikârdır. Kendimizi ve içinde bulunduğumuz yapıları bu açıdan sorgulayıcı olmalı; yapıcı ve olumlu tutumlar geliştirmeli, zayıflatıcı olumsuzluklara meydan verilmemesine özen göstermeliyiz.
EMO’da yaşanan bazı gelişmeleri, dönemin gerektirdiğini belirttiğimiz sorumluluklarla uyumlu bulmadığımızı; örgütümüze zarar verici tutum, davranış ve söylemlerin demokratlık görüntüsüyle hiçbir rahatsızlık duyulmadan sergilenebildiğini üzülerek gözlediğimizi ve zincirleme devam ettirilen bu durumun bizleri kaygılandırdığını belirtmeliyiz.
Bunun son örneğini, EMO 49. Dönem Yönetim Kurulu’nun aldığı kararla bir mühendis çalışanın iş akdini sonlandırması üzerine yaşananlar oluşturmuştur. Oda Yönetim Kurulu’nun yetki ve sorumluluk alanı içinde olan ve “tüm yasal haklarının ödeneceğini belirterek” aldığı bu kararı nedeniyle Yönetim Kurulu hak etmediği saldırı, suçlama ve iftiraların hedefi haline getirilmiştir. Bunu yapanların, yapılanların Odamızı ne kadar yıpratabileceğini ve demokratların emek verilerek geliştirilmeye çalışılan birliğine – onların üyelerle kuracakları ilişkilere – ne kadar zarar verici olabileceğini umursamaz bir görüntü sergilediklerini gözlemek bizler açısından üzüntü vericidir.
EMO 49. Dönem Yönetim Kurulu’nun aldığı bu görevden alma kararına yönelik tavırları gözleyen, bizler gibi geçmiş dönemlerde EMO Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olan Ali Yiğit’in, 22 Mayıs tarihinde sürecin işleyişi hakkında yayınladığı açıklamaya bir kesim tarafından EMO camiasına hiç yakışmayan ve hiç görülmemiş çirkinlikte bir sataşmada bulunulmuştur. Ali Yiğit’in emeğine karşın sergilenen saygısız, kaba, alaycı, çirkin, iftira yüklü, itibarsızlaştırmayı amaçlayan, hasmane yaklaşımı kınıyoruz. EMO’ya ve demokratların ilişki düzlemine böyle bir söylem tarzının sokulmaya çalışılmasını da doğru bulmuyor ve ayıplıyoruz.
Açık olan şu ki; EMO örgütünün, üyelerinin, halkın birleştirici, kucaklayıcı, yapıcı, dayanışmacı ilişkilerin geliştirilmesine ihtiyacı var ve bunu hak ediyor. Bunu becerebildiğimiz ölçüde güzel günlerin geleceğini biliyoruz.
Kurtuluş yok tek başına / Ya hep beraber ya hiçbirimiz,
Yaşasın EMO örgütlülüğü, Yaşasın demokratların güç birliği, dayanışması, ortak çalışması ve omuz omuza mücadelesi
EMO YÖNETİM KURULU BAŞKANLARI:
BÜLENT DAMAR (25. Dönem)
TEOMAN ALPTÜRK (27, 28, 29, 30, 31, 32, 34. Dönem)
KAYA BOZOKLAR (33. Dönem)
CENGİZ GÖLTAŞ (38, 42, 43. Dönem)
KEMAL B. ULUSALER (39, 40. Dönem)
HÜSEYİN YEŞİL (44, 45. Dönem)
HÜSEYİN ÖNDER (45. Dönem)
BÜLENT PALA (47. Dönem)
MAHİR ULUTAŞ (48, 49. Dönem)
